GelişimErzurumYazı

STATÜKO KURBANI B?R PAD??AH: SULTAN II. OSMAN (1604-1622)

II. Osman (Genç Osman) 16. Osmanl? padi?ah? ve 95. ?slam halifesidir. Divan edebiyat?nda süvari manas?na gelen “Fârisî” mahlas?yla, tahttan indirildikten sonra ise “Osman Çelebi” ad?yla an?lmaktad?r. Babas? Sultan I. Ahmed, annesi ise Çerkes prensesi olan Mahfiruz Hatice Sultan’d?r.


“Saçlar?n?n içi koyu kumral, d??? alt?n sar?s?, zekâ ????? ile par?l par?l gözleri ejderha kabu?u renginde, mavi üzerine lâcivert nak??l?, pek güzel çocuktu. Vücut yap?s? da güzel ba??n?n içi gibi geli?mi?, serpilmi?, civelek bir pehlivan yap?s?nda idi, on sekiz ya??nda iken, bir padi?ah olmay?p da soyunsa ve er meydan?na ç?ksayd?, ya?ça akranlar?n?n üstünde ?ehbazlar?n s?rt?n? yere getirebilecek bazuya ve pençeye sahipti. Belindeki k?l?c? süs de?ildi, kabzas?na el at?nca kullanmas?n? da pek iyi bilir idi. Keman-ke?likte de pi?kindi, oklar? hedefini bulur, bir noktaya sekiz on ok m?hlayabilirdi.”

Henüz 14 ya??ndayken, 1618 y?l?nda Osmanl? taht?na cülus eden Sultan II. Osman zaman?nda, Katoliklerle Protestanlar aras?nda ya?anan 30 Y?l Sava?lar?nda, Sultan I. Süleyman (Kanuni) zaman?nda oldu?u gibi Protestanlara destek verilmi?ti. Yine ?ran’la imzalanan 26 Eylül 1618 tarihli Serav Antla?mas? da bu hükümdar zaman?nda yap?lm??t?.

Hotin Seferi ve Askerin ?haneti

Hotin Seferi II. Osman zaman?ndaki en önemli geli?melerden birisidir. 17. yüzy?l?n ba?lar?ndan itibaren Lehistan’?n Osmanl? nüfuzu alt?nda bulunan Bo?dan’a müdahalelerde bulunmas? ve Dniepr Kazaklar?n?n Osmanl? sahil kentlerine sald?rmalar?n? desteklemesi sebebiyle iki ülke aras?ndaki ili?kiler kopma noktas?na gelmi?ti. Sultan I. Ahmed zaman?nda Lehistan’la aradaki gerginli?i ortadan kald?rmak amac? ile bir anla?ma yap?lm??, ancak istenilen sonuç elde edilememi?ti. II. Osman tahta cülus etti?inde Lehistan’la ili?kiler yine gergin durumdayd?. Osmanl? himayesindeki Tatarlar?n Lehistan’a ak?nlar? ve Lehistan’?n Osmanl?lara kar?? Kazaklar? ve mazul Bo?dan Be?i Gratyani Gaspar’? himaye etmesi iki ülke aras?nda sava?? kaç?n?lmaz k?lm??t?. Özi valisi ?skender Pa?a’n?n Turla suyu civar?nda Leh kuvvetlerini ma?lup etmesi ve birçok Leh beyini esir almas? padi?ah? sefer için oldukça cesaretlendirmi?ti. Ayr?ca vezir Ali Pa?a’n?n telkinleri de Lehistan üzerine sefer karar? al?nmas?nda etkili oldu.


“…birgün vezirlerini ve ?eyhülislam? ve kad?askerleri ve yeniçeri a?as? Kara Mehmed A?a’y? davet edip, isti?are edip, cümlesi duyduk ve itaat ettik dediler ve kelam? tamam edip Moskov üzerine yak?n Hotin isimli kalenin ele geçirilmesi için dua ettiler.”
Sefer haz?rl?klar? kapsam?nda yeniçerilerin ve t?marl? sipahilerin haz?rl?klar?n? tamamlayarak ?stanbul yak?n?nda bulunan Davutpa?a Sahras?’nda toplanmalar? istendi. Anadolu ve Rumeli’ye gönderilen fermanlarda sava? haz?rl?klar?n?n ihmal edilmemesi ve bu konuda aceleci olunmas? ve sefere gelmeyenlerin dirliklerinin ellerinden al?naca?? ve cezaland?r?lacaklar? bildirilmi?, “…bu sefer-i hümayunumu ba?ka sefere, bu zaman? ba?ka zamana k?yas etmeyin…” denilerek muhataplar? uyar?lm??t?.

Yap?lan tüm uyar?lara ra?men yeniçerilerin ve sipahilerin gev?ek davrand?klar?, sefer zaman?n?n yakla?mas?na ra?men askerlerin toplanma mahallinde bulunmad?klar? ve seferi ciddiye almad?klar? Anadolu’ya gönderilen fermanlarda ?u ?ekilde ifade edilmektedir: “…memalik-i mahrûseme emirlerim gönderilmi?ken ve nevruz yakla?m??, sefer zaman? gelmi?ken, henüz asker taifesinden bir ferd eri?meyip, kendi i? ve kazançlar?, istek ve heveslerinde olduklar? için…”

Özellikle yeniçeri oca??n?n sefer konusunda gev?ek davranmas?nda, padi?aha kar?? tav?r alm?? olmalar?n?n önemli bir rolü oldu?u söylenebilir. Zira Sultan II. Osman askere da??t?lan bah?i?leri ödemede tutumlu davrand??? gibi uleman?n da arpal?klar?n? kestirmi?ti. Sultan?n maa? da??t?m?na bizzat nezaret etmesi ve üç gün boyunca askeri tek tek sayd?rmas?, yeniçeri ileri gelenlerince hiç ho? kar??lanmad?.

Sefer için toplanma konusunda isteksiz davranan askerin, sava? s?ras?nda da isteksiz oldu?u ve bu durumun Leh kuvvetlerini sald?r?ya geçmeleri için cesaretlendirdi?i bilinmektedir. “…metris için asâkir-i encüm-?ümâr metrisi tamam edip tayin olundular. Be? on gün metriste beklediler. Bundan sonra kenar taraf?na asker gayrete gelmeyip asla hareket etmediler. Bu hali küffar mü?ahede edip, cenge askerini kald?r?p ve ?slam askerinden dil tutup, ahvali söyletip bildiler ki ?slam askeri idarecilerine yüz dönmü?, küffar ile muharebeye muratlar? yoktur…”

Leh ve Kazak ordusuna kar?? yap?lan hücumlarda Sultan II. Osman’?n tüm gayretlerine ra?men sonuç al?namad?. Hatta dü?man kuvvetlerinin kar?? sald?r?s? s?ras?nda Osmanl? birlikleri canlar?n? kurtarma gayretine dü?erek, sava? malzemelerini ve çad?rlar?n? b?rakarak kaçmay? tercih ettiler. Asker vefas?zl?k ederek, dü?mana asla kar??l?k vermedi. Osmanl? askerinin sava? meydan?ndan kaçmas?n?n da etkisi ile Leh taraf?ndan gelen bar?? teklifi Osmanl?lar?n taraf?ndan kabul edildi. Askerin isteksizli?i, pa?alar aras?ndaki rekabet ve çekememezlik, idari beceriksizlikler ba?ar?s?zl???n ba?l?ca nedenleri aras?nda gösterilebilir. Hotin Seferi, bir sonuç al?namamas?na ra?men büyük bir zafer olarak ilan edildi.

Kul ?syan? ve Sultan II. Osman’?n ?ehadeti
?âhla kul eder mi hiç u?ra?
Pi?e kimdir ki ba??na çeke ba?

Hotin Seferi’nden dönüldükten sonra gerçekle?en olaylar, o ana kadar Osmanl? tarihinde e?i benzeri görülmü? ?eyler de?ildi. Sefer s?ras?nda özellikle yeniçerinin sava?a yana?mamas? ve ard?na bakmaks?z?n kaçmas?, Sultan II. Osman’? yeniçeri oca??yla hesapla?maya yöneltti. Yirmi adet kancaba? kay?k ve be? adet yirmi oturakl? y?lan dilli kay?k yapt?rd?. Has bahçe bostanc?lar? aras?ndan yüz elli nefer bostanc? seçilerek Kumkap?, Galata, Balat semtlerinde bulunan meyhanelere bask?nlar düzenlendi. Ele geçirilen yeniçeriler Fenerbahçe’de bo?azlar?na ta? ba?land?ktan sonra denize at?larak öldürüldüler. Kaynaklarda bu ?ekilde iki bin yeniçerinin öldürüldü?ü ?u ?ekilde ifade edilmektedir: “…bir kay??a binip ve bir kay??a mezbûr bostanc?lar?n bir k?sm?n? bindirip, Kumkap? iskelesi’ne yana??p, meyhanelerde bulduklar? yeniçerileri kay??a al?p, yeniçeri olmayanlara bostanc? ba?? haddine göre de?nek vurup ve kay?klar Fenerbahçe önüne var?p ne miktar yeniçeri varsa bo?up, deryaya at?p, iki gün bo? koyup üçüncü gün Galata’ya var?p, bostanc?ba?? d??ar? ç?k?p, ne kadar meyhane varsa bak?l?p, yeniçeri nerede buldu ise tutup, sandala koyup, yeniçeri olmayan? b?rak?p, sandal? Fenerbahçe önüne getirip, bo?azlar?na ta? ba?lay?p, deryaya at?p, be? on gün yine bo? koyup, Balat semtine var?p, bu defa yeniçeri misin diye sual etmeyip, k?yafeti yeniçeri olan? sandala koyup, getirip, deryaya at?p, bu minval üzere iki bin miktar? yeniçeriyi deryaya at?p…”

Sultan II. Osman’?n yeniçerileri bu ?ekilde cezaland?rmas?, yeniçeri oca??n? kald?raca?? ve Anadolu, Suriye ve M?s?r’da ya?ayan Türklerden olu?acak yeni bir ordu kuraca?? yönündeki söylentiler, padi?aha kar?? büyük bir isyan hareketinin fitilini ate?lemi?ti. Ayr?ca Sultan I. Süleyman (Kanuni) döneminden itibaren padi?ahlar?n cariyelerle evlenmesi yönündeki gelene?in de II. Osman taraf?ndan terk edilmesi ve padi?ah?n hür as?ldan, özellikle Türk ailelerinden k?z al?nmas? yönündeki tercihi, sarayda büyük bir nüfuza sahip olan dev?irmelerin tepkisini çekmi?ti. Padi?ah?n böyle bir karar almas?nda özellikle Hürrem Sultan, Nurbanu Sultan ve Safiye Sultan örneklerinde oldu?u gibi saraydaki kad?nlar?n devlet üzerindeki olumsuz etkileri önemli bir sebeptir. Nurbanu Sultan gibi Yahudi kökenli valide sultanlar sayesinde, Yahudilerin Osmanl? ülkesinde ve yönetimde bir güç haline geldikleri bilinmektedir. Bu dönemden itibaren Yahudi sarraflar?n, saray ve vükela ve baz? yüksek memurlar?n tüketim masraflar?n?n finansman?nda büyük rol oynad?klar? bilinmektedir. Bu durumun bir örne?i Yahudi as?ll? Kira Kad?n “Esparanzo Malchi”dir. Esparanzo Malchi, Safiye Sultan’?n sarraf? ve rü?vet vas?tas? olmu?, nüfuzunu gittikçe artt?rm?? ve birçok sarrafl?k entrikalar? ile çe?itli politik dolaplar çevirmi?tir. ?stanbul Gümrü?ü’nü eline geçirmi? oldu?undan, paran?n ayar?n? bozmu? ve bu sayede büyük bir servet edinmi?tir.

Kad?nlar saltanat? zaman?nda memuriyetlerin rü?vet ve iltimas yoluyla da??t?lmas? ve liyakatsiz kimselerin devlet kademelerinde yükselmeleri birçok soruna yol açm??t?. Sultan II. Osman bu meseleyi halletmek için Harem-i Hümayun’u tasfiye etme karar? ald?. Bunun için de biraz önce bahsetti?imiz gibi padi?ahlar?n Türk k?zlar?yla evlenmesini gelenek haline getirmek istiyordu. Valide Kösem Sultan’?n ocak a?alar? üzerinde bask? kurarak “e?er siz Osman’? bo? korsan?z, yar?n ne siz kal?rs?n?z ne biz kal?r?z” ?eklindeki tahriki bu durumun delili olarak görülebilir.


Sultan II. Osman’?n Hacca gitmeye karar vermesi ve bunu ilan etmesi özellikle yeniçeri oca??n?n kald?r?laca?? yönündeki söylentilerin fiiliyata geçmesi olarak yorumlan?nca yeniçeri ve sipahi ocaklar? 19 May?s 1622’de Etmeydan?’na yürüyerek ayakland?lar. K?sa süre sonra ulema da yeniçerilerle birlikte hareket etmeye ba?lad?. Uleman?n isyana dahil olmas?nda Sultan II. Osman’?n ilmiye s?n?f?na mensup olanlar?n arpal?klar?n? kesmesi ve ?eyhülislam?n fetva vermek d???ndaki yetkilerini elinden alm?? olmas? önemlidir.

Asiler sultan? bu i?lere te?vik etti?i iddias?yla Süleyman A?a, Hoca Ömer Efendi, Dilaver Pa?a, Haf?z Ahmed Pa?a, Defterdar Baki Pa?a ve Nasuh A?alar?n idam edilmelerini istediler. Ancak padi?ah asilerin bu taleplerini kabul etmedi. Asiler Sultan Mustafa’n?n odas?na vararak kendisine saltanat? müjdelediler. Orta Ca36 GEL???M ERZURUM mi’ye getirilen Sultan Mustafa “…Ben validemi isterim. E?er o bana padi?ah ol derse olurum…” deyince valide Kösem Sultan da Orta Cami’ye getirildi. Olaylar? t?rmand?ran Kara Davut Pa?a’n?n valide sultana meyli a?ikâr olarak bilinmekteydi.

Genç Osman’?n yan?ndakiler onu da Orta Cami’ye getirmi?lerdi. Sükûnetini kaybeden Genç Osman caminin penceresinden d??ar? bak?p askere “…kullar?m ben ettimse siz etmeyin. Ben bilmezlik ettim. Siz beni affedin. Bana k?ymay?n…” diye yalvar?rd?. Asilerin ço?unlu?u Sultan Mustafa’n?n cülusunu istemekle birlikte Genç Osman’?n katline raz? de?illerdi. Ancak valide Kösem Sultan ve yak?n adam? Kara Davut Pa?a, Genç Osman’?n öldürülmesinden yanayd?lar. Valide sultan “…hemen bugün onun i?ini bitirmek laz?m…” deyince za?arc?ba?? Kara Mehmed A?a Genç Osman’?n boynuna kement att?. Genç Osman kemendi ba??ndan ç?kararak pencereye var?p “…kullar?m, beni öldürüyorlar. Bana aman eyleyin…” deyince sipahi taifesi Sultan Osman’?n öldürülmesine r?za göstermediler. Ancak Kara Davut Pa?a’n?n emriyle dört tekerlekli, üstü kapal? binek arabas?na bindirilen Sultan Osman, Yedikule’ye iletilerek hemen o gece ?ehit edildi (20 May?s 1622). Genç Osman’?n cesedi ertesi gün Ayasofya Camisi’ne getirildi ve namaz?n ard?ndan babas? Sultan Ahmed türbesine defnedildi.

?htilal esnas?nda, ?imdiye kadar görülmedik bir tarzda, padi?aha a??r hakaretler yap?lm??t?r. Osmanl? padi?ahlar? içerisinde hiçbir padi?ah bu derece a??r muameleye maruz kalmam??, bu kadar a?a??lanmam??t?r. Hiçbir padi?ah?n onuruyla böyle oynanmam??t?r. Sanki birileri, daha sonra gelecek padi?ahlar, Genç Osman’?n yapmak istediklerini hayata geçirmek bir yana akl?ndan bile geçirmeye cesaret etmesin diye böylesine ac?mas?zca davran?lmas?n? emretmi?ti.

Genç Osman’a kar?? yap?lan yeniçeri ihtilalini, esas?nda Osmanl? hanedan?na kar?? giri?ilmi? önemli bir hamle olarak kabul eden kaynaklar mevcuttur. Padi?ah?n katlinde önemli rolü bulunan ve valide Kösem Sultan’a tabi olan Kara Davut Pa?a’n?n saltanata kastetti?i, olaylar?n bizzat içerisinde bulunan Bostanzade Yahya Efendi taraf?ndan ileri sürülmektedir. Yine dönemin önemli kaynaklar?ndan Hüseyin Tugi de Kara Davut Pa?a’n?n Osmanl? sülalesini ortadan kald?rmak istedi?ini, ancak saray halk?n?n buna engel oldu?unu belirtmektedir. Oysa “hain, zalim, kezzâb” gibi lakaplarla an?lan ve “padi?ah katili” diye ?öhret bulan Kara Davut Pa?a’n?n olaylardan bir hafta sonra öldürülerek ortadan kald?r?lmas?, onun ancak bir ta?eron olabilece?ini ve hanedan? ortadan kald?rmay? planlad??? yönündeki iddialar? bo?a ç?karmaktad?r. Zira ad? geçen kaynaklardaki bu iddialar, Kösem Sultan’? temize ç?karmaktan ba?ka bir amaç ta??mamaktad?r.

Neticede han soyundan bir padi?ah, s?rf mevcut düzenin aksayan yönlerini de?i?tirmek istedi?i için kendi ç?karlar?n? halk?n ve memleketin ç?karlar?n?n önünde tutan statükocular?n kurban? olmu?tur. Kul, ?ah?na kastetmi?, onu a?a??lam?? ve kan?n? dökmü?tür. Böylesine bir hareket daha sonras?nda dev?irme kökenli menfaat odaklar?n? cesaretlendirmi?, yenilik yapmak isteyen padi?ahlar?n ve devlet adamlar?n?n önüne korku kayna?? olarak konulmu?tur. Osmanl? Devleti, adeta memleketin zarar? pahas?na zenginle?mi? olan birkaç pa?a ve elli altm?? tefeci ve sarraf?n ç?karlar?n? sa?lamak için varl???n? sürdüren bir ülke haline gelmi?tir.

Kaynaklar:
Esra K?l?ç, Sultan II. Osman’?n Siyasi Hayat?, Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim Dal?, Yeniça? Tarihi Bilim Dal?, 2011.
Feridun Emecen, “Osman II”, TDV ?slam Ansiklopedisi, 33, 2007, 453-456.
Feridun Emecen, “Osmanl? Hanedan?na Alternatif Aray??lar Üzerine Baz? Örnekler ve Mülahazalar”, ?slam Ara?t?rmalar? Dergisi, 6, 2001, 63-76.
Hasan Ya?aro?lu, “Osmanl?’da Bir Darbe ve Tahlili: Genç Osman Örne?i”, Turkish Studies, 8/7, 2013, 705-732.
Kadir Kazalak, Tufan Gündüz, “II. Osman’?n Hotin Seferi (1621)”, OTAM (Ankara Üniversitesi Osmanl? Tarihi Ara?t?rma ve Uygulama Merkezi Dergisi), 14, 2003, 129-144.
Latif Da?demir, “Osmanl? Devleti’nde Banker-Sarraf Faaliyetleri Yahut Bir Gerileme Sebebi Olarak Bankac?l?ktaki Gecikme”, Osmanl?lar, 3, 465-478.
Mahir Ayd?n, “Osmanl? Dünyas?nda Yahudi Kira Kad?nlar”, Belleten, 65/243, 2001, 623-635.
Mücteba ?lgürel, “Kösem Sultan”, TDV ?slam Ansiklopedisi, 26, 2002, 273-275.
Nezihi Aykut, “Davud Pa?a, Kara”, TDV ?slam Ansiklopedisi, 9, 1994, 36-37.
Resimli Osmanl? Tarihi, Frans?z Milli Kütüphanesi Türkçe Yazmalar? Koleksiyonu Turc 140 nolu el yazmas? nüsha 21a-28b varaklar?.
Re?at Ekrem Koçu, Osmanl? Padi?ahlar?, Ana Yay?nc?l?k, 1960.
Süleyman Lokmac?. “Frans?z Milli Kütüphanesi’nde Bulunan On Sekizinci Yüzy?la Ait Bir El Yazmas?: Resimli Osmanl? Tarihi”, A?r? ?brahim Çeçen Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 5/1, 2019, 22-44.

Doç. Dr. Süleyman LOKMACI