OSMANLI KÜLTÜRÜNDE TESB?H
Kemal Hakan Tekin
Dünyan?n en güzel tesbihlerinin ?stanbul’da yap?lm?? oldu?una dair yayg?n bir kanaat mevcuttur. Benzeri olmayan de?erli tesbihlerin Sultanlar?n saraylar?na ve tesbih tutkunlar?na, daha sonralar? koleksiyonculara ?stanbul’dan gitmi? oldu?una inan?lmaktad?r. Türk tesbihleri özellikle Ortado?u’da çok aran?l?r olmu?, Irak, Lübnan, Ürdün ve di?er Arap ülkelerinde büyük ra?bet görerek makbul bir hediye olarak kabul edilmi?tir. Resmi kay?tlar?na 16.yüzy?l?n sonlar?na do?ru rastlanabilen tesbihe Türklerin Araplar ve ?ranl?lardan daha çok önem verdi?i bilinmektedir. Örne?in Yemen Fatihi Vezir-i Azam Sinan Pa?a’n?n vefat?ndan sonra b?rakm?? oldu?u miras? aras?nda çok k?ymetli on be? adet inci tesbihin de bulundu?u kay?tlarda belirtilmi?tir. Osmanl? Devleti döneminde en çok kullan?lan tesbih türleri söz konusu oldu?unda ilk s?ralar? kuka, kehribar, bal?k di?i ve a?aç kökenliler almaktad?r. Özellikle Osmanl? Devletinde tesbihin önemini ?u sat?rlar çok iyi aç?klamaktad?r: “Rivayet olunur ki, padi?ah eline tesbihi ald???nda yere dü?er k?r?l?r, gönül gözünü ok?ayan de?erli imamesine, el al??kanl???n? yumu?atan kedersiz tanesine zarar ziyan gelir diye oturdu?u taht?n, bulundu?u mekân?n alt?na ku? tüyünden bir yast?k konulurmu?… Çünkü kalp k?r?l?rsa tamiri vard?r. ?yi bir tesbih de kalbin ni?anesidir ama kalpten naziktir, kalp derecesinde k?ymetlidir, zedelenirse tamiri mümkün de?ildir. ”Osmanl? Devleti zaman?nda tesbih koleksiyonculu?u saray erbab?na ait bir u?ra?t?. Yani halka ait de?ildi. O dönemde padi?ahlar ve pa?alar koleksiyonculuk yapm??lard?r. Bunlardan en bilineni ise tesbihe dü?künlü?ü ile bilinen Sultan II. Selim’dir. Osmanl? ar?iv belgeleri tarand???nda Osmanl? kültüründe, saray ve çevresinde tesbih ile ilgili usta isimlerine kadar birçok bilgiye ula?abilmek mümkündür. . Bu belgeler içinde tesbihçi esnaflar? ile ilgili ayr?nt?lara da rastlanmaktad?r. Türk - ?slâm gelene?inde tesbih, kullananlara göre de?i?ik adlarla an?l?r:
l. Padi?ah Tesbihleri
2. Vüzera Tesbihleri
3. Vükelâ Tesbihleri
4. Zengin Tesbihleri
5. Fukara Tesbihleri
Zaman ve mekân fark? gözetilmeksizin bak?ld???nda tüm kültürde hediyele?mede yüksek de?erli hediyelerin büyük önem ta??d??? görülmektedir. Osmanl? kültüründe de, Hz. Peygamberin hadisi gere?i önemli bir yeriolan hediyele?mede hediyenin k?ymetli e?yalardan seçilmesine özen gösterilmi?tir. Manevi de?eri olan Kur’an-? Kerim yan?nda maddi de?eri olan k?l?ç, at, kaftan hatta alt?n gibi verilen birçok hediyenin yan?nda tesbihlerin de çokça verilen hediyeler aras?nda yer al?r. Özellikle çok say?da devlet yöneticisinin hediye kay?tlar?nda çok ilginç tesbih cinsleri ile kar??la??lmaktad?r.
Sadrazamlar?n hükümdarlara, valide sultana, ?ehzadelere özellikle Kadir Gecesinde seccade ve tesbih hediye etmeleri bir gelenek haline gelmi?tir.
Hediyeler aras?nda tesbihin yeri aç?s?ndan Osmanl? ar?ivlerinde çok say?da belge bulunmaktad?r. Bunlardan ilgi çekici olanlar safer ay?nda III. Osman’?n tahta cülusu hasebiyle cülus merasiminde biad günü kendisine takdim edilen zümrüt ni?aneli inci tesbih Gömlek No: 1049 Fon Kodu: TS. MA.d, 1300 tarihli belgede ?eyhül harem müteveffa Hac? Emin Pa?a’n?n kerimesi Seher’in babas?ndan kalan tesbihi padi?aha takdim et-ti?i yaz?lmaktad?r Tarih :29/Z /1300 (Hicrî) Dosya No :7 Gömlek No:49 Fon Kodu :Y.PRK.AZJ. 1329 tarihli belgede ise Erzurum’da Kehrubarc?l?k ?irketi taraf?ndan imal edilen bir takvim, tesbih ve levhan?n padi?aha hediye edilmesi ile ilgili bilgi yer al?r Tarih: 22/B /1329 (Hicrî) Dosya No:31 Gömlek No: 14 Fon Kodu: DH. MTV. Hatta tesbih, sadece hediye olarak kalmay?p ilginç bir uygulamada da kar??m?za ç?kmaktad?r. Sultan I. Ahmet, kendi ad?yla an?lan camiyi yapt?rd?ktan sonra ilk Cuma namaz? k?l?naca?? zaman, bu caminin kaç ki?i alaca??n? ö?renmek için camiye giren herkese birer öd a?ac?ndan yap?lm?? tesbih hediye edilmesini emretmi? ve bu suretle 86.000 den fazla tesbih verildi?i anla??lm??. Cami bo?al?rken de ç?kana bir kalen beki tesbih hediye edilerek ayn? say? bulunmu?tur.
Tesbih günümüzde de de?erli say?lan hediyelerin ba??nda gelir. Bir eksi?i bir fazlas? dü?ünülmeden tereddütsüz tercih edilir. Örne?in Hacca gidenler dönü?lerinde mübarek topraklardan en az?ndan tesbih getirmek zorundad?r. Gelin k?z?n çeyizinde mutlaka seccade ve tesbih bulunur. Vefat eden baban?n tesbihi o?luna kal?r. Çe?itli sebeplerle okunan mevlitlerde mevlit sahibi davetlilere mevlit süresinde kullan?lmak üzere ba?örtüsü ve tesbih tedarik etmek zorundad?r.
Tesbihin Bölümleri ve Yap?l???
Tesbihçilikte kullan?lan özel torna, çok eski tarihlerden beri kullan?lan ve kemâne ile çal??t?r?lan ilkel torna aletlerinin de?i?ik bir ?eklidir. A?aç malzemeden yap?lm?? olup, yakla??k 60cm.x100cm. boyutlar?ndad?r. El yordam?yla çal??an bu tornalar?n tesbih yap?m?n?n gerektirdi?i ko?ullara sahip ilk elektrikli modeli Prof. Dr. Bediî GORBON taraf?ndan geli?tirilmi?tir. Her ne kadar en sert a?aç ya da en so?uk ta?lardan yap?lm??larsa da parmaklarda sanki bir canl? yumu?akl??? ve s?cakl??? ile gezinen, harikulade kokusuyla adeta insan?n ba??n? döndüren tesbih, nohut büyüklü?ünde de?i?ik malzemeden yap?lm??, yuvarlak tanelerin ortalar?ndan delinerek ince, sa?lam ve kaygan olmas? gereken, ayn? zamanda balmumu ile sa?lamla?t?r?lan, bir di?er ad? da “tahril” olan ip üzerine dizilmesinden, ayn? zamanda ba?lang?çtan yedi tane sonra mercimek ?eklinde pul konarak ve iki ucun birle?ti?i yerde de tanenin üç ya da be? misli uzunlu?unda imameden meydana gelen bir ?ekildir. Arapças? “Misbaha” d?r. Tesbihin ibri?ime dizilen tanelerine “tesbih tanesi” denir. Tesbihin her bir tanesi ayr? ayr? i?lenip delinir. Taneler armudî, beyzî, kürevî, ?algamî, servî ve fasetal? olarak ?ekillendirilir. Tesbih tanelerinin dizildi?i ipin iki ucunun birle?ti?i yere, çekme ve süslü uzunca bir sap tak?l?r. Bu sapa da “imame” ad? verilir. ?mamenin boyunun üç tesbih tanesi kadar, alt k?sm?n?n bir tane kadar olmal? ve uca do?ru incelmelidir. ?mamenin uç k?sm?na da estetik bir görüntü olu?turmas? aç?s?ndan bir püskül tak?lmaktad?r. Çok de?erli tesbihlerde bu püskül k?sm?na ince tellerden örülmü? olan alt?n ya da gümü?ten “kamç?” denen bir bölüm eklenir. Özellikle doksan dokuz taneli tesbihlerde imameden sonra gelen her otuz üç taneden sonra yass?ca ve ucu belirgin bir parça eklenir buna “durak” ya da “ni?âne” ad? verilir. Ayr?ca baz? tesbihlerde yedi kez tekrarlanacak dualar için, imamenin yan?ndan ba?layarak yedinci taneden sonra mercimek gibi yass?ca bir parça daha konur ki buna da “pul” denir.
Han?mlar genellikle küçük taneli tesbihleri tercih etmektedirler. Bunun için küçük taneli tesbihlere “zenne” ya da “han?m tesbihi” ad? verilmektedir. 18.yüzy?lda ?stanbul’da seçkin kad?nlar?n tesbihleri genellikle akik, kanta??, akamber veya mercandan olurdu. Hatta taneler aras?na ve duraklara çok de?erli inciler serpi?tirilmi? olanlar ya da alt?n tellerle yap?lm?? me?e palamudu biçimli süsler bulunurdu. Genel olarak bölümleri ve parçalar? yukar?da tan?t?lan tesbih, ustas? ta-raf?ndan hangi malzeme ile yap?lacaksa ince çubuklar halinde testereyle do?rar. Bu parçalar?n iki ucu kar??l?kl? olarak mengene ile s?k??t?r?l?r. El ve ayakla tezgâhta çal???larak ve bir ç?kr?kta kemane ile döndürülerek keskin bir kalemle yuvarlat?l?r. Her tane kendine mahsus bir ölçü ile ölçülerek haddelenir. Usta tesbihçi, tesbih tanelerinin aras?nda zerre kadar fark b?rakmaz. Tanelerin her biri ayn? ölçüde yap?ld?ktan sonra çok hassas bir ?ekilde özel millerle ortalar?ndan delinir. Bu delikler tam ortalanmazsa yap?lan tüm i? bo?a gitmi? olur. Ustas? taraf?ndan tesbih taneleri tornada çekilirken 99’luk tesbih için110-120 adet civar?nda tane çekilir. ?çlerinden en uyumlu olanlar seçilerek 99’lu?a, geri kalanlar ise 33’lük tesbih için ayr?l?r. Taneler haz?rland?ktan sonra cilalama i?i ba?lar. Erzurum topra?? ad? verilen yumu?ak bir ta? hafifçe rendelenerek toz haline getirilir. Bu toz, zeytinya?? ile kar??t?r?l?r. ?çine bir miktar da gliserin ilave edilir. Koyu kahverengini alan ve boza k?vam?na gelen cila, kemane ile döndürülen tanelere yedirilir. Kemâne döndükçe cilalanan taneler p?r?l p?r?l parlamaya ba?lar. Tanelerden sonra durak, pul, imame ve tepelik k?sm?na gelinir. Tesbihçi, ustal???n? burada da göstermek zorundad?r zira bunlar adeta tesbihin makyaj?d?r. Tesbihin yap?m? kadar bak?m? da önemlidir. Örne?in, ???k tesbihi adeta öldürür, Mesela fildi?i tesbih bir gün lamban?n alt?nda b?rak?l?rsa çatlar. Kald??? müddetçe hiçbir tesbih bozulmaz. Yeter ki ?s? görmesin. Kuka tesbih çekildikçe el terinden karar?r. Sürekli çekilirse kararmas? 5-10 y?l sürer Özellikle kehribar tesbihlerin te?hir edilece?i an, ya da birine gösterilece?i zaman aç?l?p gösterildi?i alana, dü?tü?ünde k?r?lmamas? için bir örtü serilir. Bu bir gelenektir. Bu i?i bilen insanlar, özellikle kehribar tesbihlerini beton ya da ta? zeminde göstermezler.
De?i?ik ?ekillerde yap?lan tesbihler, ba?l?ca ?u adlar? almaktad?r:
l. Yuvarlak.
2. Beyzî.
3. ?algâmî,
4. Armudî.
5. Yar?m Beyzî.
6. Yass?ca Yuvarlak.
Kullan?lan malzeme ne olursa olsun tesbihin de?eri, hammaddesinden oldu?u kadar tanelerinin birbirlerinden ay?rt edilmeyecek biçimde, deliklerinin ufak ve tanelerinin tam ortalar?ndan delinecek ?ekilde ustaca i?lenmi? olmas?ndan da kaynaklan?r.
Me?hur Tesbih ustalar?
Dikkat, sab?r ve incelik isteyen tesbih ustal??? için i?ini sevme ve tecrübe en önemli iki unsurdur. Güzel ve de?erli tesbihler onlar? yapan ustalar?n isimleriyle an?l?r. Bu tesbihler kemane ile çekildi?inden onlar? yapanlara ‘çeken’ denir. Ustalar çektikleri her tesbihe üsluplar?yla imza atm??lard?r. Özellikle tesbihlerin imameleri bir bak?ma ustalar?n imza yeri gibidir. ?ma-menin çekili? tarz? ustan?n kimli?ini aç??a ç?kar?r. Tesbih yap?m? hiç de kolay bir i? de?ildir. Her ne maddeden olursa olsun taneleri birbirinin ayn? büyüklükte kesmek ve dizmek ustal?k gerektirir. Bir tesbihçi ç?ra??n?n ancak yedi y?l çal??t?ktan sonra kalfal??a geçe-bilmesi bu mesle?in ne kadar zor oldu?unun adeta bir kan?t?d?r. Örnek vermek gerekirse; önemli tesbih ustalar?m?zdan Zekai ?ENYURT ?unlar? söylüyor: “Günde bir tesbih tanesi i?leyebiliyorsunuz. Bazen 33 taneli bir tesbihin yap?m? bir haftay? buluyor. Günde aral?ks?z 10 saat çal???yorum”. Türkiye’de ?u an yakla??k 50-60 tesbih ustas? oldu?u bilinmektedir. Tesbih merkezleri olarak Erzurum, Kütahya, Eski?ehir, Konya ve Ankara gibi yörelerimiz ön plana ç?karken ?stanbul ise tüm bu merkezlerden ayr? ve en önemli tesbih üretim ?ehrimiz olarak görülmektedir. Osmanl? Devleti kay?tlar?nda ?stanbul’da tesbihçi esnaf?n?n daha çok camilerin çevresinde yerle?tikleri de belgelerden anla??lmaktad?r.
Ula??labilen önemli tesbih ustalar? ?öyle s?ralanabilir:
• Mevlevihane Kap?l? Mahmut Usta • Topkap?l? Sad?k Usta • “Horoz” Lakapl? (Hasan) Salih Usta • Balatl? Nuri Usta • Topuz ?smail Usta • Sa??r R?fat Usta • Halil Usta • Fildi?ici Nuri • Fildi?ici Burhan • Tophaneli ?smet • Börekçi Mahmud • Mehmet Usta • Salih Usta • Eyüplü Deli Tahir • Halit Usta • Beylerbeyili Ali Usta • Tosun Usta • Be?ikta?’l? Sa??r R?fat • Kehribarc? Muhittin •Tophaneli ?smet Usta
Cumhuriyet dönemi tesbih ustalar? söz konusu oldu?unda ilk akla gelen isimler ?unlard?r:
•Elaz??’l? Yusuf Özgen •Erzurum’lu Bünyamin ve Emin Ustalar • Bülent Dölen • Mü?tak Sakal • Metin Karaku? • Aziz Acar • Ahmet Düzgünman • Kayseri’li Ramazan Lök • Fildi?ici Burhan Usta • Kaymak Ali • Kehrûbarc? Muhittin ve Ali Ustalar • Akgerdan Mehmet Efendi • Kalemdar Hayri • Kalafatç? Hasan • Neyzen Niyazi Say?n • Zekâi ?enyurt • Alparslan Babao?lu • Abdullah Öner • ?mdat Kalayc? • Hüseyin Çelik • Lokman Karada? • Mühendis Alparslan Babao?lu • Hamid Bülbül • Rag?p Öner
Ne yaz?k ki Türk El Sanatlar?n?n bu çok önemli dal? olan tesbihçilik 1920’lerden sonra adeta kaybolmaya yüz tutmu?tur. Günümüzde ?stanbul’da çar?? içinde ve Ankara’da ve di?er birkaç ?ehirde kalan say?l? ustalar ve amatör sanatkâr?n d???nda bu i?i yapan pek kimse kalmam??t?r. Hâlbuki çok yak?n denilecek bir geçmi?te yani 19. yüzy?l?n sonlar?nda, ?ehrin çe?itli yerlerinde çal??an tesbih ustalar?n?n d???nda, sadece Kapal?çar?? çevresinde 300’den fazla tesbih tezgâh?n?n çal??t??? bilinmektedir