Geli?im Erzurum Dergisi May?s 2022 say?s? için Erzurum merkezli bir konuyu ele almak istedim. Ancak özellikle son y?llarda ilgi oda?? hâline gelen ve Erzurumlulu?u a?ikâr oldu?u hâlde memleketi tart??ma konusu yap?lmaya çal???lan Hüseyin Avni Ula? Bey’i yazmak laz?m geldi?i karar?na vard?m. Hüseyin Avni Ula?, Nurettin Topçu’nun millet mistiklerinin ba??nda gelmektedir. Bir millet misti?i olan Hüseyin Avni Ula? Bey’in hayat?na dair bilgilerin tamam? Muammer Çelik’in Erzurumlu Hüseyin Avni Ula? kitab?ndan al?nacakt?r. Hüseyin Avni Ula?’?n ki?ili?i, millî hadiseler kar??s?nda duru?u, özellikle muhalif kimli?ini ise Nurettin Topçu külliyat?ndan ve yine mümkün oldukça Topçu cümleleri ile ortaya koymaya çal??aca??m.
Hüseyin Avni Ula? kimdir?
Hüseyin Avni Erzurumlu idi, su kat?lmam?? bir Dada?t? ve politika ile u?ra?mam??t?; ama politika diye bir ?ey oldu?unu 1 Çelik, M. (Eylül 2017) Erzurumlu Hüseyin Avni Ula?, ?stanbul: Dergah Yay?nlar? çok iyi ö?renmi?, politikan?n ürpertecek kadar i?renç yanlar?n? da, yap?c?, yarar sa?lay?c? kuvvetlerini de görebilmi?, öyle veya böyle olmas?n?n karakterlere ve kafa yeteneklerine ba?l? bulundu?unu anlam??t?. D??ar?da, özel hayat?n da yapmad??? ?eyi çoktand?r Meclis'te yap?yor ve mebuslara da, Ankara'y? dolduruveren ve bir görünüp bir k?rklara kar??an, sonra yeniden ortaya ç?kan beylerle, beyefendilere de, art?k, as?l karakterlerini yakalamak, kafalar?n?n içini okuyabilmek h?rs?yla bak?yordu. (Firavun ?man?/Tar?k Bu?ra)
1887 (1303)'de Erzurum'un Kümbet köyünde do?an Hüseyin Avni, Gença?azade Musa Bey'in o?ludur. Annesi Kümbetli Mehmet k?z? Münire Han?m’d?r. Musa Bey'in ve Münire Han?m’?n Hüseyin Avni, Haf?z Hakk?, Hüsnü Mustafa, ?hsan ve Binnaz Han?m olmak özere be? çocuklar? vard?r. Hüseyin Avni Bey ortanca çocuklar?d?r. On bir ya??na kadar köyde kald?. Köyünde Halil Efendi'den ilk e?itimini gördü. ?imdilerde Kümbet köyü Erzurum merkeze 15 km mesafede 70 haneli bir köydür. Hüseyin Avni Ula?, 1901'de Erzurum ?dadisinin ziraat ?ubesinde alt? y?l okudu. 1906'da ?stanbul'a geldi. Liseyi Vefa Sultanisinde tamamlad?. Ticaret Mekteb-i Alisinde iki y?l okuduktan sonra 1908'de Mekteb-i Hukuk'a geçti. ?stanbul'da Erzurum'dan aile dostlar? olan, Topçuzâde Ahmet Efendilerin (Nurettin Topçu Hocan?n babas?) yan?nda okumaya ba?lad?. Hukuk Mektebi'ni (Devlet-i Âliyye-i Osmaniye Darülfünûn-1 Osmanî Mezuniyet ?ahadetnamesi ile "âlâ derecede") dört y?lda bitirdi (10 Eylül 1328-23 Eylül 1912). 29 Kas?m 1913'te ?stanbul'da staj?n? tamamlayarak avukatl??a ba?lad?. Dokuz ay gibi bir süre Sirkeci Kosova Han?'ndaki bürosunda mesle?ini yapt?.
Hüseyin Avni Ula? 20 Temmuz 1914'te askere gider. ?stanbul Talimgâh?nda e?itimini görür. Yedek subay, te?men ve üste?men olarak askerli?ini ?evket Süreyya Aydemir'inde bulundu?u; 9. Kolordu, 9. F?rka, 17. Alay, 50. Tabur, 2. Bölük'te yapar. Ruslar ile sava??r. BiERZURUMLU HÜSEY?N AVN? ULA? Abdullah NEH?R 36 GEL???M ERZURUM rinci Dünya Sava??'nda Kafkas Cephesi'nde dört sene sava??r. Burada Ermeni komitalar?n? yak?ndan tetkik etme imkân? bulur ve böylece dü?man? hakk?nda bilgi sahibi olmu?tur. 1918'de Bitlis ve Kars'?n kurtulu?una kat?l?r.
Dokuzuncu F?rka Kumandan? Rü?di Pa?a'n?n emrinde ihtiyat zabiti olarak görev yapan cesur ve ak?ll? Hüseyin Avni Bey, Kas?m 1918'de terhis olunca Kars'ta "Millî ?slâm ?uras?" kuruluna fahri hukuk mü?avirli?i yapar. Daha sonra Rü?di Pa?a'n?n tavassutu ile Erzurum'a gelerek ?stihlas-? Vatan Cemiyeti'ne kat?ld?. Çal??malar?n? bu cemiyette yürüttü. ?zmir'in ??gali’ni protesto eden öncülerden ve Cemiyet’in "?kinci M?nt?ka Reisi" olarak üstün gayretlerle çal??t?. Harpten sonra Erzurum Malî Mü?avirli?ine tayin olunur.
Hüseyin Avni Bey, Erzurumlu olmas?na ra?men Erzurum Kongresi’ne Do?u Beyaz?t delegesi s?fat?yla kat?lm?? ve müzakereler s?ras?nda kayda de?er hizmetler göstermi?tir.
?ark Müdafaa cemiyetleri aras?nda Erzurum ve Trabzon ?ubelerinin ön ayak olmas?yla Erzurum Kongresi'nin 10 Temmuz 1919'da toplan?lmas? karar? al?nm?? fakat yeterli say?da delege toplanamad??? için 10 Temmuz kongresi gerçekle?ememi?tir. Hüseyin Avni Bey'in de içinde bulundu?u ?ube üyelerinin gayretleri (Virgül kald?r?labilir Hocam) sonunda semeresini verdi. Mustafa Kemal Pa?a ve Rauf Orbay'?n kat?l?m? ve özellikle Kaz?m Karabekir Pa?a'n?n fiilî destekleriyle Kongre 23 Temmuz 1919'da toplanm??t?r. Hüseyin Avni Bey, kongre süresince hem mesleki tecrübesini hem de te?kilatç?l?k melekesini fevkalade kullanmay? bilmi? ve görü?melerin verimli geçmesinde eme?i geçmi?tir.
Hüseyin Avni Bey, 12 Ocak 1920 tarihinde otuz üç ya??nda ?stanbul'daki son Osmanl? Meclisi Mebusan?'na Erzurum mebusu olarak kat?lm??t?r.
Hüseyin Avni, 23 Nisan 1920'de aç?lan Büyük Millet Meclisi'ne Meclisine de yine Erzurum milletvekili olarak kat?ld?. Millet Meclisi'nde görgüsü, bilgisi ve cesaretiyle vatanperverli?in verdi?i ruhla, kendini sevdirmi? mecliste ikinci gurubun hatibin hatibi olmu?tur. Onun ülkemiz genelinde tan?nmas? Meclis'te yapt??? her biri "Siyasi Hitabet ?aheseri" olan çok delilli ve aç?k sözlü mertçe konu?malar? sayesinde olmu?tur. Seçim bölgesi Erzurum'da Eylül 1920'de 15. Kolordunun Ermenistan'a kar?? bir harekât ihtimaline binaen halktan toplanan erzak ve askeri malzemeler Ulu Camii'nde saklanm??t?r. Harekât ba?lamaz. Buradaki silah ve cephaneler, erzak ve terk edilmi? mallarda yolsuzluklar, kanuna ayk?r? vergi toplamalar?, bask? ve zorbal?k halk? çok incitmi?. Erzurum'da halk?n galeyana gelmesine neden olan bu olay kar??s?nda Erzurum mebuslar? Adliye Vekili Celâlettin Arif ve Hüseyin Avni beylerin Erzurum'a gelmelerine neden olur. Erzurum'a geli? gayeleri vali vekili hakk?ndaki dedikodular? halletmek, vilayete seçimle bir vali atamakt?r. Olaylar kar???k hâl al?r. Hüseyin Avni Bey'in dirayeti ile halkla memurlar?n aç?lan aras? düzeltilir. Meclis'te Adalet, Milli Savunma, Anayasa, Malî Kanunlar, PTT ve Bütçe Komisyonlar?nda çal??t?. ?kinci Toplant? y?l?nda Malî Kanunlar Komisyonunun Ba?kanl???n?, Anayasa Komisyonunun kâtipli?ini ve PTT Komisyonunun sözcülü?ünü yapt?. Mali Kanunlar Komisyon Ba?kanl???n? Üçüncü Toplant? y?l?nda da sürdürdü. Meclis'te geli?en olaylar sonras?, 10 May?s 1921’de Müdafaa-1 Hukuk gruplar? te?kilinde ?kinci Grup'u kurdu. Hemen her konuda bilgi sahibi oldu?u için söz al?p konu?tu. Doksan üçü gizli oturumlarda olmak üze re dört yüz dokuz konu?ma ile Meclis'in kürsüde en çok meselelerin üzerine giden hatibi oldu. Ayr?ca dokuz soru önergesi verdi. ?erefli bir muhalefetin s?n?rlar?n? çizdi, öncülü?ünü yapt?. Etkili hitabetinden dolay? iki kere Meclis ?kinci Ba?kanl???na seçildi.
Hüseyin Avni Bey, gözetim alt?nda oldu?u için siyasetten uzak kald?. 13 Kas?m 1929'da ?stanbul'da ?smail Hakk? Pa?a'n?n dul k?z? Ferhunde Han?m'la evlendi. Kanl?ca ‘da kay?npederi vefat edene kadar oturdu. 1930'da tek çocu?u Mehmet Nurettin Ula? dünyaya geldi. Ömrü boyunca badireli bir hayat ya?ayan Hüseyin Avni Bey evlili?inde mutludur.
Doktoras?n? Sorbonne'da tamamlayan Nurettin Topçu yurda döndü?ünde, Galatasaray Lisesi'ne Lisesine felsefe ö?retmeni olarak tayin edilir (29 Kas?m 1934). Çocuklu?u ve gençli?inden beri hayranl?kla takip etti?i Hüseyin Avni Bey'in "üvey" k?z? Fethiye Han?m'la evlenmek ister. Bu iste?inde Hüseyin Avni Bey'e daha yak?n olmak iste?inin de oldu?u söylenir. Nurettin Topçu 12 Kas?m 1935 tarihinde evlenir. Dü?ün günü ak?am? Nurettin Bey ?zmir Lisesi'ne Lisesine yurt bilgisi dersi vermek üzere tayin olur. ?zmir'e tayin Nurettin Topçu'nun evlili?inde s?k?nt?lar ya?anmas?n? getirir ve 15 Kas?m 1937'de evlilik son bulur.
1939'da ?smet ?nönü'nün Cumhurba?kanl???, Refik Saydam'?n ba?bakanl??? döneminde, geçmi? y?llarda gözden ?rak tutulan birçok isme imkân sa?lanm??t?r. Hüseyin Avni Bey'de kendi ba?vurusu ile 7 Temmuz 1939'da ?stanbul 5. Noteri olarak tayin olmu?tur. Hüseyin Avni Bey, geçimini sa?lamak için mecbur kald??? noterlik i?ini pek de severek yapmasa da iktisaden ferahlam?? Bundan sonra sürekli siyasi faaliyetlerde bulunmaya çal??m??t?r.
Hüseyin Avni Bey 1945'de, Nuri Demira?'la beraber Milli Kalk?nma Partisi'ni kurdu. Partinin ?dare Heyeti'ndeydi. Aralar?ndaki anla?ma ve i? bölümüne göre, Nuri Demira? maddi yükü çekecek, siyasi yönetimi ise Hüseyin Avni Bey'e b?rakacakt?. Dönemin önemli zenginlerinden olan Nuri Demira?, hükümeti ?smet ?nönü ile çat??ma hâlindeydi. Çok geçmeden kurulan partinin böylesi bir husumetten beslendi?i anla??l?yordu. Bu tarz onun siyaset anlay???na uygun olmad???ndan partiden Kas?m 1945’te istifa etmi?tir.
Hüseyin Avni Ula? 1948 senesinde Millet Partisi kurulu?una katk?da bulunmu?tur. Ömrünün son y?llar?nda “Müessesan Meclisi” (Kurucu Meclis) kurmay? hedefliyordu. Gözlerinden rahats?zl??? bu çal??malara f?rsat vermemi? 22 ?ubat 1948’de hastaneden ç?kal? bir ay olmu?ken bir pazar günü evinde Hakk?n rahmetine kavu?mu? ?stanbul Kandilli Küçüksu Kabristan?’na defnedilmi?tir. Mekân? cennet, makam? âli olsun.
Hüseyin Avni Ula?’?n ölümü dolay?s?yla Erzurum Belediyesinden ?stanbul’daki ailesine gazeteler vas?tas? ile ?u telgraf gönderilmi?tir: “Yurt içinde samimî dü?üncelere müstenit de?i?meyen karakter ve iman? ile ink?lâb?m?z?n tekâmülü u?runda her türlü gayret ve mücadeleden geri durmayan ve Milli Mücadele boyunca yapt??? hizmetleri, b?rakt??? temiz hat?ralar? ile milletin kalbinde yer alan de?erli hem?erimiz Hüseyin Avni Ula?’?n ölüm haberinin çevremizde uyand?rd??? derin teessürü, ?ehrimiz nam?na ailesi efrad?na arz etme?i bir vecibe sayar, bu hususta gazetenizin tavassutunu rica ederim.” Erzurum Belediye Ba?kan? Kâz?m Yurdalan
Nurettin Topçu’nun Hüseyin Avni Ula?’?;
Hüseyin Avni Ula?, Nurettin Topçu’nun millet misti?idir. Topçu millet misti?ini “Millet mukaddesat?n?n yarat?c?s?d?r. Millet mistikleri hizmetlerine kar??l?k istemezler, alk?? dilenmezler. Namlar?na heykel diktirmezler. Onlar kendilerini halka takdim etmezler ve hepsi de öldükten sonra hakk?yla öldükten sonra anla??l?rlar. Milletimizin ruhunu onlar ya?at?rlar.” cümleleri ile izah etmi?tir. Topçu, millet misti?i kavram?n? çocuklu?undan itibaren hayranl?kla takip etti?i Hüseyin Avni Ula?’tan yola ç?karak m? geli?tirdi, yoksa zaten var olan kavram? Hüseyin Avni’de mi gördü bilinmez ancak her iki hâlde de ‘’millet misti?i’ ifadesinin Hüseyin Avni Ula? için biçilmi? bir elbise oldu?u kesindir.
Nurettin Topçu’nun yeti?mesine bir ömür emek verdi?i “gösteri?siz ve nümayi?siz, ruh cephesinin maden i?çisi” ve yine “ya?ama zevkini b?rak?p ya?atma a?k?na gönül verecek, sab?rl? ve azimli” insan tipine örnek oldu?una inand??? ki?iler için yazm?? oldu?u portre denemelerinde Akif’ten sonra en çok yaz?y? Hüseyin Avni Ula? için yazm??t?r.
Nurettin Topçu, Hüseyin Avni Ula?’?n meclis çal??malar?n? “Son Osmanl? Meclis-i Mebusan?’na i?tirak etti. Burada be? ay çal??t?ktan sonra Anadolu'ya kaçt? ve Ankara'da aç?lan Millet Meclisine iltihak etti. Hüseyin Avni'nin bu mecliste üç sene süren mebuslu?u cihan?n demokrasi ve hitabet tarihine ?eref olacak sayfalarla doludur. Vicdan? memleket hayat?ndan ald??? hudutsuz ilhamlarla kayna??yordu. Yüksek rütbelerin, ömrünü saray emrinde çal??makla geçirmi? ?öhret severlerin kar??s?nda pervas?zca ’’ben köylüyüm ve bütün ilham?m? köylüden ald?m!’’ diye ba??rmaktan çekinmedi. Bu meclisin mütevaz? duvarlar? aras?nda az zaman sonra ?ahsi menfaatlerle vatanperverlik ve hamiyet kar??la?acakt?. Hüseyin Avni, vezneye çevrilmi? hasis menfaatlerle diktatörlük emellerini ke?fetmekte gecikmedi ve bu cephenin kar??s?nda hamiyet, namus ve cesaretten bir kale gibi dikeldi. Milletin varl???na siper, hürriyet ve eserini tarihe vermi? olan bu meclisin en azametli sembolü, oldu. Kendisinin "cerahat çe?mesi" ad?n? verdi?i devlet veznesi etraf?nda kayna?an küçük mahlûklar?, millet için çal???r gözükürken menfaatlerinin saltanat?n? kuran sahtekâr varl?klar? insanl?k saf?nda gördükçe ?st?rap çekiyordu. Demokrasiye hayranl???, a?k derecesinde, vecd derecesinde, tap?nma derecesinde idi. Hüseyin Avni Meclis'e s??m?yordu. Mustafa Kemal Pa?a Meclis’in zekâ ve maharet taraf?n?, o ise a?k ve heyecan taraf?n? temsil ediyordu. Mebuslar, Mustafa Kemal Pa?a'n?n kendi üzerlerinde otoritesini, Hüseyin Avni'nin ise kalplerinde saltanat?n? hissediyorlard?. Cumhuriyet meclisi, demokrasinin bu en fedakâr kahraman?n?, içerisine almam??t?. Hüseyin Avni, Meclisteki Allah'a do?ru birer at?l?? olan hareketlerinin sarho?lu?uyla yirmi be? sene mest ya?am??t?.” cümleleri ile anlat?yordu.
Topçu onun mücadeleci ki?ili?inden “Hüseyin Avni'yi anlayabilmek için, ba?ka insanlarla mukayeseler yapmak do?ru olmaz. Bunun için bir insan metafizi?i yapmak veya Kur'an'daki insan idealini hakk?yla kavramak laz?md?r. Ondaki büyüklük, insanl??a verdi?i büyük k?ymette görülüyordu. ?nsanl??a, insanüstü bir imanla inan?yordu. Ondaki demokrasi a?k?n?n s?rr? ve politika bilmeyi?inin sebebi i?te bu iman olmu?tu. 1934 [1935] seçimlerine siyasî bir mücadele ile ba?layan i?tiraki onu tehlikelerin her türlüsüne att??? bir anda ailesi ve dostlar? kendisine bu felâketlerden korunmas? için bu i?lerden vaz geçmesini söylediler ve yalvard?lar. O zaman "Hüseyin Avni’nin cevab?, Hazreti Muhammed'in dini yaymaktan vazgeçmesini kendisine tavsiye eden "Ebu Talib’e verdi?i ?u cevaptan farks?zd?r: "Vallahi amca, Güne?i sa??ma, Ay? soluma koysalar yine bu isten vazgeçmem!" Hüseyin Avni de, "Köprünün üstünde evlad?mla kar?m?, üzerlerine gaz ya?? dökerek yaksalar yine millet mücadelesinden dönmem" diyordu. Peygamberlerin her birini Allah bir büyük imtihanla denemi?ti. Hüseyin Avni'yi hayat?n?n ba??ndan sonuna kadar menfaatini istihkar imtihan? ile denedi.” bahsediyordu.
“Davas?n?n temeli hâkimiyetti. Millet hâkimiyeti, hem içeride, hem d??ar?da çi?nenmi?ti. Hakk?n çi?nendi?i yerde en kuvvetliden zerre kadar perva etmeksizin sahneye at?lan da o oldu. Az zamanda Meclis'in ruhu oluvermi?ti. Hüseyin Avni'nin kurdu?u muhalefet, iktidar sandalyesi için de?il, millet davas? için cephe alm??t?. ?htiras? de?il, fazileti temsil ediyordu. Hakikatin anlay??s?zl??a kurban edilece?i yerde o akl-1 selimi hâkim k?l?yor, hakk?n çi?nendi?i yerde Allah'?n çekilmi? k?l?c? oluyordu.”
Nurettin Topçu, “Hüseyin Avni'nin insanda arad???, karakter ve kanaat sahibi olmakt?. Yüksek mevkilerin insan için kuvvet olmad???na inan?yordu. Kuvveti ruhta ar?yordu. Milletin ruhunda ink?lâp yap?lmas?na taraftard?. ?ekil ve k?yafet de?i?tirmelerine ink?lâp diyemiyordu. Millet enerjisinin bu sahalarda harcanmas?na tahammülü yoktu. Millî Mücadele devrini temsil eden Kuvây? Milliye ruhunun millette devaml? olmas?n? istiyordu. Millet dâvas?n?n hukuk ve ahlâk dâvas? oldu?una kaniydi.” cümleleri ile Hüseyin Avni Ula?’?n ?ahs?nda millet misti?ini tarif ediyordu.
Hüseyin Avni Ula? Bey’in bir meclis konu?mas?n? buraya naklederek onun muhalefetinin mahiyetini okuyucunun insaf ve idrakine sevk edece?im. “Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, tüm ulusu içine alan bir ulusal dernek olmaktan ç?k?yor, Meclis'teki Birinci Grup'un siyasi partisi durumuna giriyordu. Nitekim grup içtüzü?ünün dördüncü maddesi bu kan?y? peki?tiriyordu. Bu maddeye göre, meclisteki grubun yönetim kurulu, bütün yurttaki Müdafaa-i Hukuk Cemiyetlerinin de yönetim merkezi oluyordu. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, bütün milli mücadelecileri içine alan bir kurulu? olma niteli?ini yitiriyor, sadece Mustafa Kemal Pa?a'n?n kabul etti?i mebuslar?n toplulu?u oluyordu. Çünkü istenenler gruba al?n?yor, istenmeyen al?nm?yor ve niçin al?nmad?klar? aç?klanmad??? için de, grubun d???nda kalan mebuslar milli mücadeleye kar??ym?? gibi bir duruma dü?üMAYIS 2022 39 yorlard?. Oysaki böyle bir esas yoktu ve mesela Yunus Nadi Bey, ?ttihatç? oldu?u gerekçesiyle al?nmam??t?. (D. Ar?ko?lu, Hat?ralar?m: 226) Buna kar??l?k, Trabzon mebuslar?ndan yerli olmayan Hamdi Bey [Nebizade] al?nm??t? da yerli olan Ali ?ükrü Bey al?nmam??t?. Gruba al?nmayanlar?n içine dü?tükleri bu zor ve ?üpheli durum onlar? çok üzdü. Böyle bir grubun kuruldu?unu ancak gazeteden ö?renebilen Erzurum Mebusu Hüseyin Avni [Ula?] Bey, konuyu meclis kürsüsünde dile getirerek ?öyle dedi:
-Bu grubun ilkesi, yediden yetmi?e herkesin ilkesidir. Bütün millet bu grubun içindedir. Ben de ayr? de?ilim. Ben de sizdenim. Ayr?l?k do?ru de?ildir. Anadolu'da, yar?n, "Mecliste bu amaca ayk?r? kimseler varm??" diye bir dü?ünce do?ar. Birlik zedelenir. Mecliste bu amaca kar?? kimse yoktur. Grubun program?, milletin program?d?r. Ben de bu gruptan?m ve bu grubun temeliyim. Beni d??ar?da b?rakmak do?ru bir ?ey de?ildir. Rica ediyorum ki, grubun program?n? Meclis Genel Kuruluna getiriniz de hepimiz kabul edelim. Dünya bilsin ki, mecliste buna kar?? kimse yoktur. ??te ben bunu ilan ediyorum. Benim için bu, esasl? bir görevdir.” (Mahmut Golo?lu/Milli Mücadele Tarihi 4 1921-1922 Cumhuriyete Do?ru)
Hüseyin Avni Ula??n vefat?ndan sonra onu konu alan Hareket dergisi Nisan 1948 say?s?nda Erzurum’da ad?n?n ya?at?lmas? talep ediliyor ve bu hususta birtak?m istekler s?ralan?yordu. “Hüseyin Avni ile Erzurum kahraman bir evlâd?n? kaybetti; Türklük hürriyetine bir kurban verdi. Erzurum Kongresi’ni ba?aranlar?n ba??nda, Birinci Meclis’teki hürriyet ruhunun muhaf?z? olan bu insan, kendine zafer alk??lar? aras?nda heykel diktirerek ölmedi. Bütün ömrünce ?ahsî iddia ve menfaatleri namerde teslim eden Hüseyin Avni, vicdan?n? bir gün bile en korkunç sald?r??lara teslim etmedi, yapayaln?z korudu ve bu halile hepimizi, pek çok dostlar? da dâhil olarak, herkesi ?a??rtt?.
Erzurum hem?ehrili?ini her zaman millî mukaddesat aras?nda sayan Erzurum’un bu büyük evlâd?n?, temenni ediyoruz ki Erzurumlular gelecek nesillere unutturmas?nlar. Ta ki çocuklar?m?z büyük hem?ehrilerinin manevi huzurunda, namus, hamiyet ve fazilet dersini Allah’tan bir ilham olarak vicdanlar?nda duysunlar. Biz biliyoruz ki Erzurum’un ve bütün Anadolu’nun çocuklar? yak?n bir istikbalde, mâneviyetlerine hâkim olacak büyük ruhlar ve o ruhlar? aksettiren temiz çehreler arad?klar? zaman tâ yanlar?nda Hüseyin Avni’nin yüzünü iradelerinde onun ruhunu bulacaklard?r. Ruhu her zaman bize hâkim olacak olan Hüseyin Avni’nin hat?ralar?m?z? canland?racak ve yeni nesillerde de ya?atmaya vesile olacak bir büstünün Erzurum’da münasip bir yere, faraza 1919 da mebus seçildi?i zaman halka ilk hitabesini verdi?i vilâyet kona??n?n kar??s?ndaki Belediye bahçesine dikilmesi için Erzurum Belediyesinin hemen te?ebbüse geçmesini temenni ve ümit ediyoruz. Ayn? zamanda Erzurum’da mühim bir caddeyi onun ismim ile adland?rmak da pek yerinde bir te?ebbüs olur. Büyük milletler, büyüklerini k?rbaçlar? ile de?il, kalpleri ile tan?yanlard?r. Erzurumlular?n kadir?inasl?klar?na güveniyoruz.” (Mecmua/Hareket Dergisi Nisan 1948)
Hüseyin Avni Ula?’?n anlat?lmaya gayret gösterilen sat?rlarda kadim dostu Mehmet Akif’i anmadan bitirilmi? yaz? eksik olur dü?üncesi ile Hasan Basri Çantay’?n bir hat?ras?n? buraya naklediyorum. ?öyle ki;
Birinci devrede gösterdi?i celâdete herkes gibi ?stiklâl mar?? ?airi (Akif) de meftundu. Bir gün bana kapal? bir zarf gösterdi. ?çinde bir k?t'a vard? ve üzerinde de «Bu zarf Avni Bey’in irtihalinden sonra evlatlar? ve ailesi taraf?ndan aç?lacakt?r» ibaresi yaz?l? idi. Konu?tuk: Üstat, zarf?n kapal? olmas?, bu k?t ‘adan Avni Bey’in haberdar edilmemesi neden?
-Sözlerini ilham? rabbani ile söyleyen bu zat?n kendinden haberdar olarak be?eriyete dönmesine k?yamad?m!
Ne olur k?t‘ay? ben okuyay?m.
Sizden can?m? esirgemem. Fakat bu k?t'ay? size de gösteremiyece?im!
Aradan y?llar geçti, Avni’ye sordum:
Ne oldu o zarf?
Dedi ki: Kasamda sakl?yordum. Bir bask?n ve arama esnas?nda ald?lar, bir daha da vermediler! (Hasan Basri Çantay/ Hareket Dergisi Nisan 1948)
Erzurum’un yi?it evlad? Hüseyin Avni Bey bir millet misti?i olarak ya?ad? ve her ölümlü gibi o da ebediyete göçtü. Arkas?nda b?rakt??? Anadolu Türkünün e?ilmez duru?unu yeni nesillere anlatmak yükümlülü?ümüz vard?r. Biliyoruz ki adam adam?n gölgesinde yeti?ir
Son olarak umulur ki Nurettin Topçu’nun talebi yerine getirilir…